<%Allah Aşkına%>



BÜLENT DEMİRBAŞ'IN SİTESİNE HOŞGELDİNİZ
ANA MENÜ

  • ANA SAYFA

  • PROFİLİM

  • ARŞİV

  • RSS

  • KATEGORİLERİM

  • SON YAZILARIM

  • selam
  • Teenniye davet
  • AK Parti'nin PKK planı?
  • Kim ne derse desin Türkiye’de çok güzel şeyler oluyor
  • CHP nereye koşuyor?
  • merhabalar...
  • "Be Kir" için özür diliyorum!
  • Allah kelâmı değil!..
  • 60'ıncı 'Güzel Sanatlar Kabinesi'
  • Oruç, vücudu nasıl temizler?
  • Hosgeldin Ramazan
  • Van Gülü…
  • Anne anne, Allah bizi görüyor
  • Açlıktan ölen servet sahibi
  • İşsiz öğretmenler
  • Hükümetten 'memur maaşına' son öneri
  • Said Nursi Baydemir'e ne dedi?
  • Ilımlı İslam! Görenlerin en yakın gazeteye müracaatları
  • Eğitim yılı başlarken....
  • Gül’ün seçilmesi kimler için birer kâbus…
  • İşte karşınızda 60. Hükümet
  • Atatürk ile Gül'ün benzerlikleri
  • ÖZGÜRLÜKÇÜ SEZER'DEN BUGÜNKÜ SEZER'E
  • Bu günlerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evini
  • Başörtüsü sorunu, üç kelimelik bir değişiklikle aşılıyor
  • REKLAM ALANI
    HABERLER
    İSLAM

    Veda Hutbesi

    Bismillahirrahmanirrahîm

    EY İNSANLAR!
    Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

    İNSANLAR!

    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

    ASHABIM!

    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.

    ASHABIM!

    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

    ASHABIM!

    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.

    İNSANLAR!

    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

    İNSANLAR!


    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

    hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


    MÜ'MİNLER!


    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

    MÜ'MİNLER!

    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


    ASHABIM!

    Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

    İNSANLAR!

    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

    İNSANLAR!

    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

    İNSANLAR!

    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    ZİYARETÇİ DEFTERİ Ziyaretçi Defteri
    LİNKLER
    Devletim.com
    TC Kimlik No
    Vergi Kimlik No
    ÖSYM Sonuçları
    SSK Hizmet Dökümü
    İnternet Vergi Dairesi
    Motorlu Taşıtlar Vergisi
    Telefon Rehberi

     
    Milli Eğitim Bakanlığı
    Karayolları (Yol Durumu)
    Meteoroloji (Hava Durumu)
    ÖSYM
    A.Ü. Açık Öğretim Fakültesi
    Milli Eğitim Vakfı
    Başbakanlık
    SAYAÇ

    selam
    9/7/2008<>12:15
    kategori: GUNCEL Dostlar uzun süredir blog sitemle ilgilenemedim.Bundan sonra sizlerle birlikte yarınlara daha güvenle bakmak istiyorum.ülkedeki belirsizlikler benide yazı yazmaktan soğutmuştu.Herşeye rağmen yazmaya b
    aşlayacam.Umarım yorumlarınızla bana destek olursunuz.
    yok yorum :: <%TrackbackCount%> trackbacks :: link
    { Sayfa 1 of 5 }
    <- : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    İşsiz öğretmenler
    9/9/2007<>11:25
    kategori: GUNCEL


    Branş öğretmenleri çığlık çığlığa... Bütün köşe yazarları gibi benim posta kutum da yıllardır atama bekleyen işsiz öğretmenlerin acıklı mektuplarıyla dolup taşıyor. Sayıları yüz binlerle ifade ediliyor. Bir iddiaya göre 200 bin öğretmen şu anda Milli Eğitim okullarının kapılarında kuyruk olmuş durumda.

    İlk bakışta, istekleri çok makul, isyanları çok haklı: Eğitim fakültelerini bitirmiş, öğretmen olmuşlar, öğretmenlik yapabilmek için bakanlığın onları bir okula atamasını bekliyorlar.

    Ama olaya biraz daha uzaktan bakınca insanın kafası karışıyor doğrusu.

    Bir de şöyle düşünmeyi deneyelim: Bekleyenler yalnızca öğretmenler mi? Ellerinde diplomaları ile iş bekleyen mühendislerin, işletmecilerin, basın yayın mezunlarının, uluslararası ilişkiler'cilerin onlardan farkı ne? Sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada yaşanan "Diplomalı işsizlik" olgusu da zaten bu değil mi?

    Tabii, şöyle bir fark var arada: Diğer diplomalı işsizlerden farklı olarak öğretmenlerin istihdam alanı büyük ölçüde devletin elinde... O yüzden de deniyor ki, nasıl polis akademileri ülkenin polis ihtiyacı kadar öğrenci kabul ediyor ve mezun olan herkese iş verebiliyorsa; nasıl Harp Okulları kontenjan belirlerken ordunun subay ihtiyacını tespit ediyor ve sonuçta okulu bitiren herkes otomatik olarak tayin ediliyorsa; öğretmenlerin de öyle olması gerekirdi. Bakanlık ve YÖK bir araya gelip etkili bir planlama yapamadığı için böyle oldu; o zaman sorunu çözmek de onların işi... Bu argümanda doğruluk payı olsa bile durum tam da öyle değil. Çünkü biliyoruz ki, eğitim tam olarak devlet tekelinde değil. Eğitimde hızla gelişen bir özel sektör, yani özel okullar var; pıtrak gibi dershane var; ayrıca özel ders verme imkanı var.

    Ayrıca, üniversitelerin kontenjan tespitini "iş güvencesi" gibi algılayacaksak eğer, böyle bir güvencenin neden sadece devlet sektörü için geçerli olduğu sorusu gelir gündeme... Öyle ya; o zaman işsiz basın yayın öğrencisi de feveran eder; "Siz Türkiye'de basının etinin budunun ne olduğunu bilmiyor muydunuz? Toplam kaç gazete, dergi, TV kanalı olduğu, basının iş potansiyeli ortadayken neden açtınız bütün bu iletişim fakültelerini; neden beni işsizliğe mahkum ettiniz" diye...

    Buradan da topyekun bir planlama fikrine geliriz... Sosyalist ülkelerdeki gibi ince ince bir eğitim-istihdam planlamasına... Ama onun da hem sakıncaları, hem imkansızlığı ortada olduğuna göre, dönüp dolaşıp geldiğimiz yer, yine arz ve talep olacaktır.

    * * *

    Özgürlüğün bir tanımı da, insanların kendi gelecekleri ile ilgili kararları ve bu kararların risklerini kendilerinin taşımasıdır. Öğrenim alanını seçmek -bu seçim istediği kadar kısıtlı olsun- gelecekteki meslek olanakları ile ilgili ince eleyip sık dokuyarak yapılması gereken bir karardır. Meteoroloji mühendisliği eğitimini seçen bir genç özel teşebbüse bu kadar uzak bir alana adım atarken elbet bir şeyleri hesap etmeli, işsiz kalma riskini göze almalı, alternatiflerini düşünmelidir... Nükleer enerji santralları olmayan bir ülkede atom mühendisi olmayı istemek, ormanlarının hemen tümü devlet elinde olan bir ülkede orman mühendisi olmayı seçmek... Hemen bütün kadroları alaylı olan bir basın dünyasına basın yayın eğitimi yoluyla katılmayı denemek kişinin kendi risk alanı dolayısıyla kendi özgürlük alanıdır. Bütün bunlar sadece eğitim ve onun sonucu olarak iş bulma konusunda değil ekonomi ve iş hayatının bütünü için doğru değil midir? Köşe başında bakkal açan küçük girişimci de o tezgahın çalışıp çalışmayacağını iyi hesaplamalı ve sonra devlet kapısında ağlamamalıdır. Özel muayene açan doktordan show dünyasına katılanlara kadar herkes özde ayni sorumluluk ve - dediğim gibi-özgürlük alanında bir birey olmayı seçmiş demektir.

    * * *

    Konunun daha çok tartışma kaldıracağı besbelli. Ama işin temeline yine dönmek üzere, bugünlük bir soru daha sorarak noktalayalım: Ya bakanlık, bu işsiz öğretmen ordusunun taleplerine cevap vermeye kalksa ne olur?

    Milli Eğitim Bakanlığı her yıl bu yüz binlerin içinden ancak birkaç binine kendi okullarında iş verebiliyor. Demek ki ihtiyacı o kadar... Demek ki bütçesi o kadar... İşin aslına bakarsanız, "Bakanlık atamaları arttırsın" demek, okullarda gizli işsizlik yaratılsın, nihai olarak da, bu öğretmen kitlesi çalışan ve üreten kesim tarafından sübvanse edilsin, demekle aynı anlama gelir. Öğretmenlerin bu "haklı talebi" aslında bas bayağı bir "gelir transferi" talebidir.

    Genç öğretmenler, toplumdan mücadelelerine destek isterken aslında kendileri lehine fedakarlık etmelerini istediklerinin bilmem farkındalar mı...

    Gülay Göktürk

    1 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 5 }
    <- : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    Eğitim yılı başlarken....
    2/9/2007<>11:32
    kategori: GUNCEL

       Değerli dostlar uzun bir ardan sonra kendi yazımla karşınızdayım.Benim için bu ara çok uzun sürdü.Yazının başlığındanda anlayacağınız gibi yenib ir eğitim-öğretim yılına başlamak üzereyiz.Bu sene hem bir veli olarak hemde bir öğretmen olarak ayrı ayrı heyecan yaşamaktayım.Veli olarak heyecanım biraz daha çok ve benim içinde anlamlaı sizinlede bu heycanımı paylaşmak istedim.

      Çocuklar insana allahın bir lutfudur.Rabbim çocuk sahibi olmayıpta olmak isteyen herkese lutfetsin bunu.Çocukların bir aile için   hep heyecan  kaynağı olmuşturÖyleki henüz anne karnındayken bile heycanlı bekleyiş doğumundaki ayrı bir heyecan okula başlarken ayrı bir heyecan askerliği ayrı bir heyecan ve evliliği ayrı bir heyecan ilk torun heyecanı liste bakın uzayıp gidiyor.Bende bu heyecanlarda okula ilk başlamasını yaşıyorum.

     

      Eğitim-öğretim milletlerin geleceğe yön vermesindeki en  önemli unsur olduğu için çocuklarımızın iyi eğitim alması tüm toplum için önem arzetmekte.Ben hem bir baba olarak hemde bir eğitimci olarak bu konuya çok önem veriyorum.eğitimde en öenmli husus işi önemsemektir.siz eğitim meselesini ne kadar  öenmserseniz çocuklarınızn eğitiminde o kadar yardımcı olursunuz.

     

     İnşallah benim çocuğumun bana yaşattığı heyecanı tüm anne bablarda yaşıyordurBu tatlı telaş yavrularımız için büyük bir gayrete dönüşür ve onları iyi bir yetiştirmemize vesile olur.Rabbim çocuklarımızı iyi yetiştirmemize yardımcı olsun.Şimdiden yeni eğitim-öğreim yılı hepimize hayırlı olsun.

     

    BÜLENT DEMİRBAŞ

    1 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 5 }
    <- : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları




    <
    <
    BAĞLANTILARIM

  • herkul
  • inkisla
  • mynet
  • sonpeygamber
  • cafesiyaset
  • sonhaber
  • haberx

  • ARKADAŞLARIM

  • mansur

  • erkambin

  • bulentergun

  • tugrul38

  • dinahlakokulu

  • bulent30

  • erhaanyilmaz

  • hsaydogan

  • ebubekirtoy

  • ebruzan58


  • SON YORUMLAR

  • cok zor artık...:(
    :) muhtesem bısey
    BİRGÜN (şiir) Değerli Bir Dosta
    Hoşgeldin...
    selam..
    merhabalar gardaş
    Sevgilerimle
    Oylar Demirbaşa
    Yanlış
    sayın vekil adayım


  • GAZETELER


    NAMAZ VAKİTLERİ
    EĞİTİM HABERLERİ
    YERELHABERLER


    ZAMAN SON DAKİKA HABERLERİ

    SOHBET VE MESAJ




    Harameyn
    VİDEOLARIM
    İNKİŞLA KASABASINDAN GÖRÜNTÜLER
    KABEDEN EZAN

    ESMA-ÜL HÜSNA

    ŞARKIŞLA İLÇESİ ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ BİYOGAZ ÜRETİM TANITIMI

    BAĞIMSIZ ADAY ABDURRAHMAN BOZTAŞ
    ALMANYADAN MEKTUP
    İLAHİLER
    Sesli Kuran-ı Kerim

    Kur'an'ı kesintisiz dinlemeniz için,
    Player ayrı bir pencerede açılacaktır.



    Sitemi Ziyaret Ettiğiniz İçin Teşekkür Ederim
    Photo11_8A( www.negatif.com )Photo10_8A( www.negatif.com )DSC00531( www.negatif.com )Photo31_28A( www.negatif.com )Photo23_22A( www.negatif.com )